Kayıt Ol Giriş Yap
Kurşunlu Camii ve Külliyesi | Eskişehir Kent Rehberi
Kurşunlu Camii ve Külliyesi

 Osmanlı İmparatorluğu’nun en tanınmış birkaç minyatür ustasından biri olan Matrakçı Nasuh’un Kanuni’nin Irak seferi sırasında 29 Aralık 1536 yılında çizdiği Eskişehir minyatürünün en göz alıcı yapısı Kurşunlu Camii ve Külliyesi’dir. 1525 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Avlusunda bir şadırvan, sağ tarafta menzilhane, sol tarafta aşhane ve kervansaray ortada cami ve caminin arkasında medrese odaları ve Mevlevihane bulunmaktadır. Arkada ise son mevlevi şeyhi Hacı Hasan Dede ve Ailesine ait kabirler bulunmaktadır.

İMARET
Vakfiyede bildirilen ambar, yemek salonu ve mutfaktan dolayı bu birim karşısındaki kubbeli aşhane ile birlikte yemekhane yapısı olduğu belirtiliyor. Yapı, giriş bölümünden sonra enlemesine atılmış dört sivri kemerle desteklenen tonozla örtülüdür.
 
AŞEVİ
İmaretin mutfağı olabilecek batı girişinin kuzeyindedir. Batı duvarında, ocak nişinin bulunduğu noktada anıtsal tutulan bacasıyla ve halkın verdiği bilgiye göre 19. yüzyılın sonlarından itibaren saat kulesi olarak 1960’lara kadar kullanılmıştır.
 
KERVANSARAY
1529’dan sonraya tarihlenen yapı, kesme ve doğal taşın bir arada kullanılmasıyla inşa edilmiştir. Eksende bulunan altı adet paye, mekanı hem derinlemesine hem de enlemesine böler. Enlemesine yapı on dört bölüme ayrılmış ve her birimin üstü beşik tonozla örtülmüştür. Mekan, günümüzde nikah salonu olarak kullanılıyor.
 
ŞADIRVAN
Şadırvan, 1536’da Matrakçı Nasuh’un çizdiği minyatürde görülmesine rağmen onarımlar nedeniyle bugünkü şadırvanın eskisiyle ilgisi kalmamıştır.
 
CAMİ
Caminin kubbesi kurşunla kaplı olduğundan Kurşunlu Camii adını almıştır. Kubbe içi kalem işleriyle süslüdür. Cami, kare planlı kubbeyle örtülü, beş bölümlü, son cemaat yeri 
bulunan ve külliyede kitabeye sahip tek yapıdır. Kesme taş malzemeyle yapılmış caminin son cemaat yerinde bulunan sütunlar ve başlıklarında mermer kullanılmıştır. Klasik dönem özelliği olan sivri kemer ve mukarnaslı sütun başlıkları da görülür.
 
SIBYAN MEKTEBİ
Revaklı ve tek mekanlıdır. Biri giriş kısmı, diğeri kapalı kısım olmak üzere kubbeyle örtülü iki mekan bulunmaktadır. Taş ve tuğlayla oluşturulan almaşık teknikte yapılmıştır. Bizans dönemine ait devşirme malzemeler de görülür. Günümüzde kütüphane olarak kullanılıyor.
 
MEDRESE(HANİKAH)
Medrese, hanikah ve Mevlevi Asitanesi olarak da adlandırılır. L biçimindeki kubbeli mekana ve hücrelere, kubbeli mekanın önünde bulunan merdivenlerden ulaşılır. Yenilemelerle, avluya bakan kuzey cephe boyunca revak, destek ve örtü elemanlarıyla yeniden inşa edilmiştir. Semahane olarak kullanılan bölümünde kuzey cephesi sivri kemeri bir eyvan niteliğine büründürülmüştür. Mekan, günümüzde Lületaşı Müzesi olarak kullanılıyor.
 
TABHANE
Hanikah ile aynı düzlemde camiye paralel olarak gelişen ve vakfiyede yer alan misafir odaları için en uygun yer olarak düşünülebilir. Bu mekanın Mevlevihane’nin harem kısmı olarak kullanıldığı da ileri sürülür. Birbirine eş büyüklükte dört kubbeli mekan ve önünde bulunan revakla, hanikahla görsel bir bütünlük meydana getirir.

85 kez görüntülendi. / 21-10-2017 tarihinde eklendi.